Yusuf Değirmenci
Doğduğum yılı bildiğimi sanıyorum, 1970 dediler bana. 37 yaşına gelmişim, yaşlandığımın hiç farkına varmadan. Yarı yolun az ötesinde şiirler biriktiriyorum, sahipsiz adını koyduğum şiirler… Bu da eylül ve ekim arasında doğduğumun kanıtı gibi. Ya da bana öyle geliyor. Fakat gün ve ay meçhul, bunu bilmiyorum, hiç sormayın, anlatamam...

Maraş’ın Pazarcık ilçesinde doğmuşum ve İsviçre’nin Lozan kentinde hasrettin gizini kavramaya çalışıyorum. Aslında garip bir ülkede doğmak izahsız olabilir; çünkü babam ve anneme bir kaç çocuk daha yapın ve gelin topluca kayıtları yapalım demiş memurlar. Ve öylece unutulmuş doğduğum gün ve ay. O yüzden bizim oralarda herkesin doğum tarihi 1 ocak olarak tarihe geçer… Neyse şu yazdıklarım, benim için anlamlı diye düşünüyorum: Eylülde doğdum ekime az mesafede, gözlerimin aşk savurması bundandır. Eylülde gelmeli sana ekime az mesafede, sevişerek büyümeliyim aşka, senle dolmalıyım ve sonra sonbaharın ruhunu katarak duygularıma, pişmanlık duymadan gitmeliyim. Ve de eylülde ölmeliyim ekime az mesafede, kavrulmuş yapraklar sarmalı cesedimi, sonbahar kokmalıyım.


ZİYARETÇİ DEFTERİ

 
izlenim Sayısı (1626)